Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2007

Kadın nedir, çiçek nedir...?..Ahmet Hâşim

* * *

by Frida

Kadın nedir, çiçek nedir?

_/ Çiçek meâl-i ebedden terekküb etmiş ise,
Kadın hayâl-i ezelden temessül etmiştir.
_/

Çiçek sonrasızlığın anlamından meydana gelmiş ise,
Kadın öncesizliğin hayalinden cisimlenmiştir.

Ahmet Hâşim

Frida
Derleyen: Ayhan Görür

Kadın nedir, çiçek nedir?.. Ahmet Hâşim

* Leonardo Da Vinci
Mona Lisa, face

* * *

Leonardo Da Vinci
Columbine-Giclee
www.art.com





Kadın Nedir, Çiçek Nedir?

Kadın nedir?..O münevver menekşedir ki açar,
Samim-i hüsn-i bahârda hande-i âfak;

Çiçek nedir?..O da bir aşk-ı mübtesimdir* ki
Şemim-i rûhi behiminde bir kadınlık var!..

_/ Çiçek meâl-i ebedden terekküb etmiş ise,
Kadın hayâl-i ezelden temessül etmiştir.
_/
Bu; mâh ü mihre mutâbık bir teşâbühtür:
O, rûh-i rikate âid, bu kalbe âid ise...

Kadın, semâ: o da bir muhbe-i tesellidir,
Kadın, çiçek, o da bir hande-i nîhanîdir;
Bu iki rûh-ı nefisin meâli sevdâdır!...

Bu cân rübâ, bu iki zühre, böyle hem-dil iken,
Seza mıdır ki demek aşka, sen çiçeksin, sen;
Sezâ mıdır ki demek her şeye kadınlıktır?..

Ahmet Hâşim

Mecmua-yı Edebiye, sayı 53,
25.10.1317/7.11.1901


* Dergide "mütebessimdir" biçiminde çıkan bu sözcük,
ölçüyü bozduğu ve yanlış basıldığı düşünülerek,
"mübtesimdir" biçiminde düzeltilmiştir. (A.B.)

Münevver
: ışıklı, Hüsn: güzellik, Hande: gülüş,
Âfak: ufuklar, Mübesim: gülümseyen, Şemim: güzel koku,
Behim: hayvan, saf, Meal: anlam, Mâh: ay, Mihr: güneş,
Temessül: cisimleşme, bölümleme, benzeşme,
Mutabık: uygun, Rikkat: incelik, Teşâbüh: benzerlik,
Nuhbe: en iyi, seçkin, Nihâni: gizli, gizlilik,
Cân-rübâ: gönül kapan, güzel, Zühre: çobanyıldızı, çiçek,
Hem-dil: gönüldeş, Sezâ: lâyık, yaraşır.




Kadın Nedir, Çiçek Nedir?


Kadın nedir?.. O ışıklı menekşedir ki uçar,
Baharın güzelliği içinde o, ufuklara gülüşüdür.
Çiçek nedir?.. O da bir gülümseyen sevgidir ki
Temiz ruhunun güncel kokusunda bir kadınlık var.!..

_/ Çiçek sonrasızlığın anlamından meydana gelmiş ise,
Kadın öncesizliğin hayalinden cisimlenmiştir.
_/
Bu, aya ve güneşe uygun birer benzerliktir;
O, inceliğin ruhuna özgü, bu ise kalbe özgü...

Kadın, gökyüzü; o da iyi bir avunmadır,
Kadın, çiçek, o da bir gizli gülüştür,
Bu iki güzel ruhun anlamı sevgidir!..

Bu gönül çelen, bu iki çiçek, böyle gönüldeş iken,
Yaraşır mı demek aşka, sen çiçeksin, sen?
Yaraşır mı demek her şeye kadınlıktır?..

Ahmet Hâşim

Bütün Şiirleri
Günümüze uyarlayan: Âsım Bezirci
Can Yayınları

Derleyen: Ayhan Görür

23 Nisan 2007

Kadın...Nâzım Hikmet




* * *

Kadın

Kimi der ki kadın

uzun kış gecelerinde
yatmak içindir.

Kimi der ki kadın yeşil bir
harman yerinde dokuz zilli
köçek gibi oynatmak içindir.

Kimi der ki ayalimdir,
boynumda taşıdığım vebalimdir.

Kimi der ki hamur yoğuran.

Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.

O benim kollarım bacaklarım
yavrum, anam, karım, kız kardeşim
hayat arkadaşımdır.



Nâzım Hikmet

Derleyen: Ayhan Görür

14 Aralık 2006

Şehvet...Mevlâna


*
* *


Halil aleyhisselâmın’ın horozu kesmesi, müridin
içinde bulunan helâk edici ve kötü sıfatlardan
hangi sıfatın giderilmesine işarettir ?

"
Horoz, şehvete mensuptur, şehvetine pek tapar. O zehirli ve kötü şaraptan sarhoştur.
Şehvet soy sop üretmek için olmasaydı Adem, utancından kendisini hadım ederdi.
Melûn iblis, Tanrı’ya avlanabilmek için bana kuvvetli bir tuzak lâzım dedi.
Tanrı, ona altın, gümüş ve at gösterdi, halkı bunlarla aldatabilirsin dedi.
İblis, zahiren bunu beğendi. Beğendi ama suratını ekşitti, sıkılmış turunç gibi dudaklarını sarkıttı.

Tanrı, o geberesiceye güzel madenlerden altın ve mücevheratı armağan etti.
A melûn dedi, şu tuzağı da al.
Şeytan dedi ki: Ey güzel yardımcı, daha artır !
Yağlı, ballı şeylerle ağır ve değerli şaraplar ve bir çok ipek elbiseler verdi.

Şeytan
dedi ki: Yarabbi, imdat et, bundan fazla isterim. Ver de onları iplerimle adamakıllı bağlıyayım.
Bu suretle erkek ve yürekli sarhoşların, erkekçesine o bağları koparsınlar.
Bu hava ve heves tuzaklarıyla ipler, senin erini, adam olmıyanlardan ayırtetsin.
Ey ululuk tahtının sultanı, başka bir tuzak istiyorum, öyle bir tuzak ki insanı baş aşağı atacak kadar şiddetli ve aldatıcı olsun.

Tanrı, şarap ve çalgıyı getirip önüne koydu. Şeytan, bunları görünce hafifce güldü, yarı neşelendi.
Ezeli azgınlığa haber gönderip fitne denizinin dibinden toz kopar dedi.
Musa da senin kullarından bir kul değil miydi ? Deniz dibinde tozdan perdeler salmadı mı ?
Su her taraftan çekildi de deniz dibinden bir tozdur koptu.

Tanrı, erkeklerin aklını, sabrını alan kadın güzelliğini ona gösterince,
Parmakçıklarını şıkırdatarak oynamaya başladı.
Ver ver, şimdicik muradıma kavuştum dedi.
Aklı, fikri kararsız bir hale getiren o mahmur gözleri görünce,
Şu gönlü çöreotu gibi yakıp kavuran dilberlerin yüzlerini seyredince neşelendi.
Yüz, ben, kaş, akik gibi dudaklar. Sanki ince bir perdeden Tanrı parlamış.
Şeytan, incecik perdeden Tanrı tecelli etmiş gibi o işveyi görünce derhal yerinden sıçrayıp oynamaya koyuldu.


Mevlâna Celâleddin Rumî
Mesnevi
V
Çeviren: Veled İzbudak,sayfa 80
Maarif Bakanlığı Yayınları

Sunan: Ayhan Görür

Örtülü Kadın...Ahmet Hâşim

* * *
* * *
Le Turban Vert Framed
Tamara de Lempicka
ÖRTÜLÜ KADIN

“ Son Saat “ in anket yazarı A.Sırrı Bey, tertip ettiği anketin suallerini görderdi. Sırrı Bey’in bütün sualleri bende aynı alâkayı uyandırmadı. Onun için yalnız ikisi üzerinde duracağım!
Anket yazarı soruyor:
- Kadınları ık saçık mı, kapalı mı görmeyi tercih edersiniz ?
Sırf ahlâkı bir endişeye uyarak, kadınları mümkün olduğu kadar açık saçık görmeyi tercih ettiğimi itiraf ederim. Çıplak kadın tamamen zararsızdı. Kadın ancak örtünüp saklandığı andan itibarendir ki bir fitne ve fesat unsuru oluyor. Eski san’at, çıplak kadın heykellerinde ahlaka aykırı hiçbir mahiyet görmezdi. Bunda derin bir isabet var. Çıplak Afrodit heykeli örtülü Meryem sembolü yanında baştanbaşa safvet ve iffettir. Zira çıplak bir kadın karşısında hayalimiz harekete gelmek için hiçbir gıda bulmaz. Halbuki, “hayal” örtülü bir kadınla karşı karşıya gelince derhal mahrem örtülerin altına girer ve orada heyecan verici bir âlem yaratmaya başlar. Halbuki tahrik eden her şey gibiörtülü kadın” da ahlâka aykırıdır.
“Kadın“ tabii unsurlarına irca edilince, sanıldığı kadar korkunç ve tehlikeli bir yaratık değildir. Erkek kadından değil, kendi yarattığı kadının elinden şu çektiği azabı çekiyor. Yüz binlerce tezgah, kadının hakiki vücudunu gizlemek için, rengârenk kumaşlar dokuyor, binlerce kimyahanede soluk dudaklarını kırmızılatmaya, sönük gözlerini siyahlatmaya, esmer yüzünü beyazlatmaya, kansız tırnaklarını pembeleştirmeye ve ona çiçeklerin kokusunu vermeye mahsus tozlar, boyalar, macunlar hazırlanıyor. Bazen bütün bu sırmalar, bu ipekler, bu boyalar da kâfi gelmiyor. Vehmi tamamlamak için gecenin karanlığı veyahat lâmba ışığının sihri lâzım geliyor. Halbuki terzi, manikür, kürkçü, berber ve kunduracı hünerinin müthiş elektriklerle yüklü bir ölüm bataryası halinde bize gösterdiği kadın, tabii halinde bir iğne iplik çekmecesi kadar zararsız ve tehlikesizdir.
Kadın açık saçık göründükçe, etinin bizim etin cinsinden olduğunu anlar ve onu sevmek ve ona hürmet etmek için cinsî cazibe dışındaki faziletlerini bulmaya çalışırız. Erkek, ipek ve sırma örtüler arkasından bakan sürmeli siyah ve derin bir gözün tılsımıyle yüreği çarptıkça, kadının dostu değil, düşmanıdır. Erkek, ancak sihir ve füsunundan sıyrılmış, yâni çıplak kadının karşısında emniyetle durabilir ve onun hakikî faziletlerini görmek için korkusuz gözünü açabilir.

The wave
William - Adolphe Bouguereau


Türk Klasikleri
ÜÇ ESER,
Bize Göre
Gurabahane-i Laklakan
Frankfurt Seyahatnamesi

AHMET HÂŞİM
Sayfa 141,142
Sunan : Ayhan Görür

7 Ekim 2006

Biz, düşündüğümüz ve inandığımız ŞEYİZ... Leo Buscaglia

* * *
* * *
... hep bir bunalım arifesinde yaşar .

Biz, düşündüğümüz ve inandığımız ŞEYİZ...

Yıllardır tanıdığım biri hep bir bunalım arifesinde yaşar.
  • Kadın
    dünyanın zâlim ve acımasız bir yer olduğuna,
    felâketin köşenin hemen öteki yanında
    beklediğine ve
    kendini bir an boş bırakırsa
    üzerine atlamaya hazır olduğuna
    inanır.
    Bir piknik plânlandığı takdirde yağmur yağacaktır;
    telefon çalarsa kötü bir haber gelecektir;
    bir telgraf mutlaka bir ölüm haberidir.

  • Ona göre insanlar
    ya câhil,
    ikiyüzlü,
    hilekârdırlar
    ya da bunların hepsini birden kendilerinde toplamışlardır.
  • Ebedî iyimser bir insan olan beni de
    saf ve
    sözüne inanılmaması gereken biri
    olarak görür.
  • Ve bir kehanet gibi,
    kötü yaşam görüşü,
    insanları küçük görmesi ve
    felâket beklentisi
    çoğunlukla gerçekleşir.
  • Zaten başka türlü olsaydı yaşayabileceğini sanmam.
  • Sevgi aptal değildir.
    Yaşamın karanlık yüzünü de görür.
  • Ama kendi selâmeti için
    olumsuzluğu sürekli bir sığınak yapmaz.

Leo Buscaglia

* * *

Durumun kötü olacağını söylemeye devam ederseniz
kâhin
olma şansınız vardır.
Isaac Singer

*

Leo F. Buscaglia
Sevgi İçinde Doğmak
İnkilâp Kitabevi

Derleyen: Ayhan Görür

3 Mayıs 2006

Kadınları "Anlamak" üzerine... Şükrü Kızılot Şükrü Kızılot



Kadınları Anlamak
Adamın biri, Californiya'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lâmbaya takılmış. Adam lâmbayı kumların içinden çıkarmış, ovalarken, içinden cin çıkmış.
Adam çok sevinmiş, cin başlamış konuşmaya "Beni lâmbadan kurtardın. Dile benden ne dilersin?..." demiş.

Adam oturmuş, bir süre düşünmüş ve "Her zaman Hawai'ye gitmek istedim ama uçaktan çok korkarım ve deniz beni çok tutar. Benim için Hawai'ye köprü yap, böylece arabayla oraya gidebileyim" demiş.

Cin gülmüş ve "Bu imkânsız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün. Hayır, başka bir dilek düşün" demiş.

Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış.

En sonunda: "Dört kere evlendim boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söyledi. Bu yüzden kadınları anlayabilmeyi diliyorum... Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini... Onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum..."

Cin cevap vermiş:

"Köprü iki şeritli mi, yoksa dört şeritli mi olsun?" demiş.

Şükrü Kızılot

Hürriyet Gazetesi'nden

Derleyen, Ayhan Görür

25 Nisan 2006

Kadın, HAK Nurudur...MEVLÂNA

*

*

  • Kadın,Hak nurudur, sevgili değil...
  • Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil!

*

  • Tanrı, kadını erkeklere munis olmak üzere yarattı.
  • Adem nasıl olur da Havva'dan ayrılabilir.
  • Kişi, yiğitlikte Zaloğlu Rüstem bile olsa
  • Hamza'dan bile ileri geçse,
    yine hükmetme hususunda kadının esiridir.
  • Adem sözlerinden âlemin sarhoş olduğu
    Muhammet bile "Kellimine ya Humeyra" derdi.

  • Gerçi zâhiren su ateşten üstündür;
    fakat bir kaba konunca ateş, onu fıkır fıkır kaynatır.
  • İkisinin arasında bir tencere oldu mu ateş,
    o suyu yok eder, hava haline getirir.
  • Görünüşte su nasıl ateşten üstünse,
    sen de kadından üstünsün;
    fakat hakikatta ona mağlûpsun,
    sen onu istemektesin.
  • Böyle bir hassa ancak ademoğlundadır,
    çünkü insanda muhabbet vardır...
    "
    Hayvanın muhabbeti azdır ve
    bu onun nâkıs olmasından ileri gelmiştir.

  • Kadınlar, akıllı kişiye galebe ederler,
    "
    fakat cahil kişi onlara galip olur...


  • Peygamber dedi ki: " Kadınlar akıllı kişilere,
    ehli dil olanlara fazlasıyla galip olurlar.
    "Fakat cahiller, kadına galebe ederler."

  • "Çünkü onlar sert ve kaba muameleli olurlar.
    Onlarda acıma, lûtfetme, sevme azdır.
    Çünkü tabiatlarında, yaradılışlarında,
    hayvanlık üstündür.

  • Sevgi ve acıma insanlık vasfıdır;
    "
    hiddet ve şehvetse, hayvanlık vasfıdır.

*

  • Kadın, Hak nurudır, sevgili değil...
  • Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil!

*
Mevlâna Celâleddin Rumi


Mesnevi

Çeviri: Veled İzbudak
Sayfa: 194
*
Düzenleme: Ayhan Görür