Allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Allah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2008

Sakın Boyun Eğme...KUR'AN/QUR'AN




BİSMİLLAH

Allah'ın Adıyla

http://www.rehberimkuran.com/Arapca/kalem.htm

K U R' A N
Sûre 68 - EL - KALEM
10.11.12.13.14. Âyetler

(Resulüm!)


  • Alabildiğine yemin eden,
  • aşağılık,
  • daima kusur arayıp kınayan,
  • durmadan laf götürüp getiren,
  • iyiliği hep engelleyen,
  • mütecâviz,
  • günaha dadanmış,
  • kaba ve haşin,
  • bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış
  • kimselerden hiçbirine,
  • mal ve oğulları vardır diye,
  • sakın boyun eğme.


In the Name of Allah


THE GLORIOUS QURAN
68. Sûrah -The Pen

( O Rasool ! )

  • 10. Neither obey thou each feeble oath-monger,
  • 11. Detracter, spreader abroad of slanders
  • 12. Hinderer of the good, transgressor, malefactor
  • 13. Greedy therewithal, intrusive.
  • 14. It is because he is possessed of wealth and children

DER HEILIGE KORAN
68. Der Stift (Al-Qalam)

  • 10. Und füge dich nicht irgendeinem verächtlichen Schwüremacher,
  • 11. Verleumder, einem, der herumgeht, üble Nachrede zu verbreiten,
  • 12. Hinderer des Guten, Übertreter, Sünder,
  • 13. Schlechten Benehmens, dazu treulos,
  • 14. Nur weil er Reichtümer und Kinder besitzt.


DE HEILIGE KORAN (DUTCH)
68. De Pen (Al-Qalam)

  • 10. En geef geen gehoor aan een verachtelijke eedaflegger,
  • 11. Lasteraar, achterklapper.
  • 12. Tegenhouder van het goede, overtreder, zondaar,
  • 13. Laatdunkend, bovendien een berucht misdadiger,
  • 14. Omdat hij rijkdommen en kinderen bezit.

Fotoğraf, Ayhan Görür

2 Kasım 2007

Benlik,İkilik ve "O, bir diridir ki ölmez"...Mevlâna Celâleddin Rumî


Mevlâna Cami ve Türbesi, Konya


_/ Zıddı olmadıkta bir şey görünmez.
O misli olmayan padişahınsa zıddı yoktur.
_/


Mevlâna

,,Ona karşı iki “ben” olamaz;
oraya iki “ben” sığamaz.
Sen de “ben” diyorsun, o da “ben” diyor.
Ya sen onun önünde öl,
ya o senin önünde ölsün de
ikilik
kalmasın.

Fakat o ölmez, buna imkân yok.
Ne dış âlemde ölür o, ne zihinde;
çünkü
“O, bir diridir ki ölmez.”

Mümkün olsaydı
ikilik kalksın diye
senin için ölürdü de hani;
bu kadar da lütfu vardır onun.
Madem ki onun ölmesine imkân yok,
sen öl de o sana tecelli etsin,
ikilik
kalksın-gitsin.

İki kuşu birbirine bağlasan,
ikisi de aynı cinstendir,
iki kanat dört kanat olmuştur,
fakat gene de uçamazlar;
çünkü arada ikilik
vardır.
Fakat ölü bir kuşu,
diri bir kuşa bağlasan diri kuş uçar;
çünkü
ikilik kalmamıştır.
,,

Mevlâna Celâleddin Rûmî

Fîhî Mâ Fîh
İçindedir içinde

Semâ

Derleyen: Ayhan Görür

3 Ekim 2006

Tanrı - Allah - Dieu - God... VOLTAIRE

* * *

* * *

"D I E U " - "TANRI"


Arkadius’un imparatorluğu zamamında, Konstantiniye’de Tanrıbilim öğretmeni Logomakhos, İskitya’ya gitmişti; Kafkas dağlarının eteğinde, Kalkhis sınırlarındaki bereketli Zephirim ovalarında durdu. İyi kalbli ihtiyar Dondindak, büyük ağılı ile geniş samanlığın arasında, büyük avlusundaydı; karısı beş oğlu ile beş kızı, akrabaralıyla uşakları, hepsi diz çökmüşler, bir iki lokma yedikten sonra, Tanrı’ya şükrediyorlardı. Logomakhos “ Ne yapıyorsun öyle, a putatapar ?” dedi. Dondindak “- Ben pututapar değilim “ dedi. Logomakhos : “- Yunanlı değil İskit’sin, demek oluyor ki putataparsın, dedi. Söyle bana bakayım, o yabani İskitcenle neler okuyordun ? “ İskit : “ – Tanrının kulakları için bütün dinler birdir", diye cevap verdi; biz ona şükrediyorduk.Tanrıbilimci bu sefer: “ – Bizden ders almadan Tanrı’ya yakaran bir iskit ailesi; amma da tuhaf şey ! “, dedi. Az sonra İskityalı Dondindak’la şöyle bir konuşmaya girişti: çünkü tanrıbilim öğretmeni İskit dilinden biraz anlardı, öteki de biraz yunanca biliyordu. Bu konuşma Konstantiniye kitaplığında saklı duran bir el yazmasında bulunmuştur.

Logomakhos. – Bakalım din ve ahlâk ilkelerini biliyor musun. Tanrı’ya niçin yakarırsın ?
Dondindak. – Her şeyimizi borçlu olduğumuz bir Yüce Varlık vardır, ona tapınmak gerekir de ondan.

Logomakhos. – Bir yaban ağzından hiç de kötü cevap değil; peki, ondan ne istiyorsun ?
Dondindak. – Faydalandığım nimetler için, hatta beni içinde denediği üzüntülerden dolayı da ona şükrediyorum; ama ondan bir şey istmemeye çok dikkat ediyorum : Bize gerekeni o bizden daha iyi bilir, hem doğrusu korkuyorum, ben güneşli hava isterken komşum yağmur istemeye kalkarsa.

Logomakhos. – İşte bu ! Saçmalayacağını biliyordum zaten. Ta başından başlayalım. A Yaban, sana bir Tanrı vardır, diyen kim ?

Dondindak. – Bütün doğa.


Logomakhos. – O kadarı yetmez. Sence Tanrı nedir ?
Dondindak
. - Beni yaratandır, benim efendimdir, iyilik edersem bana ödül verir, kötülük edersem de beni cezalandırır.

Logomakhos
. - Bütün bunlar boş laflar, acınacak şeyler; esasa gelelim. Tanrı secundum quid, dolayısiyle mi, yoksa özünden ötürü mü ilksizdir ?
Dondindak
. - Ne dediğini anlamadım.

Logomakhos
. –Yontulmamış yaban ! Tanrı bir yerde midir, her yerin dışında mıdır, yoksa her yerde midir ?
Dondindak
. – Bilmem ki... orada olur, burada da.

Logomakhos
. – Gidi bilgisiz ! Olmuş, bitmiş bir şeyi, olmamış, bitmemiş etmeye, bir değneğin iki ucu olmamasını olası kılmaya gücü yeter mi ? Geleceği gelecek gibi mi, yoksa hal gibi mi görür ? Nasıl ediyor da varlığı yoktan var, vardan yok ediyor ?
Dondindak. – Doğrusu hiç incelemedim.

Logomakhos
. – Ne kaba herif ! Çare yok, alçalalım, Kendimizi küçültüp ona uyalım. Söyle bakalım, dostum, maddenin ilksiz olabileceğine inanıyor musun ?
Dondindak
. – Ha olmuş, ha olmamış, bana ne ? Ben, kendim ilksiz değilim ki. Tanrı her zaman için benim efendimdir; o bana doğruluk kavramını vermiş, uymam gerek; ben filozof değil, insan olmak isterim.

Logomakhos
. – Bu kalın kafalara da söz anlatmak ne güç şeymiş. Adım adım gidelim: Tanrı nedir ?
Dondindak
. – Benim efendim, beni yargılayan, benim babam.

Logomakhos
. – Ben sana onu sormuyorum, özü nedir ?
Dondindak. – Güçlü ve iyi olmak.

Logomakhos
. – İyi ama cisimsel midir, ruhsal mı ?
Dondindak
. – Ben ne bileyim.

Logomakhos
. – Ne ! Sen ruh nedir bilmiyor musun ?
Dondindak. – Bilmem: bileceğim de ne olacak ? Bilince daha mı doğru olacağım ? Karıma, çocuklarıma
, uşaklarıma daha mı iyi bakacak, yurduma daha mı yararlı olacağım ?

Logomakhos
. – Sana ruhun ne olduğunu ne ne olursa olsun öğretmeli; dinle bak: Ruh, ruh... bunu sana başka bir zaman anlatırım.
Dondindak
. – Bana öyle geliyor ki ruhun ne olduğunu değil de ne olmadığını söyleyeceksin. İzin verirsen ben de sana bir şey sorayım. Vaktiyle bir tapınağınızda görmüştüm: siz Tanrının resmini yapmışsınız, niye öyle uzun sakallı ?

Logomakhos. – O güç bir sorundur, anlaşılması için de önceden birkatım bilgiler edinmek ister.
Dondindak
. – Sen bana onları öğretmeden önce, bak bir gün başıma ne geldi, ben sana onu anlatayım. Bahçemin ta ucuna bir helâ yaptırmıştım. Bir köstebeğin bir mayıs böceğiyle şöyle konuştuğunu duydum. Köstebek : “ – İşte güzel bir yapı, diyordu, bunu kuran herhalde pek güçlü bir köstebek olmalı.” Mayıs böceği de : “- Alay mı ediyorsun, dedi, bu yapının kurucusu deha sahibi bir mayıs böceğidir.”

_/ O gün, bugündür kimse ile çekişmemeğe karar verdim. _/


VOLTAIRE

FELSEFE SÖZLÜĞÜ
Dictionnaire Philosophipue
Çeviren: Lütfi Ay
İnkilâp ve Aka Yayınevi


Kadıköy,
Özgürlük Parkı
Fotoğraf,Ayhan Görür

7 Temmuz 2006

Eğer bir şey verirseniz... Ayhan Görür


*

*
eğer bir şey verirseniz
veren Allah siz memursunuz

eğer bir şey vermezseniz
vermeyen Allah siz mazursunuz

Anonim


Kadıköy,Göztepe, Özgürlük Parkı
Ayhan Görür

3 Haziran 2006

PARADOX : Bu dost başka... MEVLÂNA

*

David Friderich




Herşeyi,

aramadıkça bulamazsın;

fakat


bu dost
başka,

bunu
bulmadan arayamazsın.


Mevlâna Celâleddîn Rumî
Fihî Mâ Fîh
s,30
Çeviren, Abdülbâki Gölpınarlı

Derleyen, Ayhan Görür

21 Mayıs 2006

Her Yüzüne Güleni... Ayhan Görür

*

*

her yüzüne güleni dost sanma
hep menfaat uğruna gelirler vecde

eğer va'd etmemiş olsaydı cennetini
etmezlerdi Allah'ına bile
secde

*
va'd etme, Söz verme

vecde, A.i Kendisinden geçecek derecede dalgınlık.
Kendisinden geçecek derecede Tanrı sevgisine dalma.
Yüksek heyecan.
vecdi, Vecde mensup, vecd ile ilgili.
secde, A.i.Namazda eğilip yere kapanma,
yüzünü yere sürme.


Can dostlarımdan Ali Ürgenç söyledi...

Derleyen, Ayhan Görür

25 Nisan 2006

Tanrı ve İnsan ... MEVLÂNA

* * *

* * *
TANRI VE İNSAN

  • TANRI'ya dayanan,
    ona ulaşmak için çalışıp çabalayan kişi
    İNSAN değildir;
    fakat TANRI'yı anlar bilirse o bilinen,
    anlaşılan da
    TANRI değildir.
  • İNSAN ona derler ki, çalışıp çırpınır,
    Tanrı' nın ululuk ışığının çevresinde
    rahatı- kararı kalmaz.
  • TANRI da odur ki, insanı yakar-yandırır,
    yok eder-gider.
    fakat hiçbir akıl O' nu anlayamaz.

Mevlâna Celâleddin Rûmî

FÎHÎ MÂ-FÎH
Çeviren, tahlilini yapan, açıklamasını hazırlayan:
Bende-i bendegânı Mevlâna
Abdülbâki Gölpınarlı


Derleyen: Ayhan Görür