Stres etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stres etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2006

Mutlu ve Stressiz Yaşamak Üzerine... AYHAN GÖRÜR

Ey Hayat Stres Yapma Bana

Haber Merkezi - İnsan yaşamını olumsuzlaştıran stresle savaşımda basit yollar öneriliyor. Stresi yenmek isteyen insanın alkol ve sigarayı araç olarak kullanmaması gerektiği belirtiliyor. Stresle savaşım yöntemlerinin başında işlerin zamanında yapılması öneriliyor. Sonradan pişmanlık yaratacak olan öfke, sinirlilik gibi tepkileri kontrol altına alabilmek gerçekçi ve esnek olmak, gerekirse başkalarıdan yardım istemeyi bilmek gerekiyor.
Mutlu ve stressiz yaşamak mı istiyorsunuz? İşte birkaç öneri. Yılda en az bir kere güneşin batışını izleyin, çözülebilek birşeyi asla kesmeyin. Yaşayan herşeye saygı gösterin Arada bir annenize telefon edin. İşte size 50 maddede mutlu ve stressiz yaşamanın yolları. Öneriler, özel bir sağlık bülteni Lavnium'da yer alıyor.
  • Her gün üç kişiye kompliman yapın.
  • Buz kalıplarını boş olarak buzluğa koymayın.
  • Sevdiklerinizin doğum günlerini hatırlayın.
  • Her bahar çiçek ekin.
  • Pahalı araba kullanmayın, ama eviniz satın alabileceğiniz en iyi ev olsun.
  • Hiçbir zaman okumasanız bile iyi kitaplar satın alın.
  • Üç tane güzel fıkra öğrenin.
  • Ortada hiçbir neden yokken şampanya için.
  • İşin üçkağıdını öğrenmekle zaman kaybetmek yerine işi öğrenin.
  • Başkalarını suçlamayın. Hayatınızın her ânının sorumluluğunu üstlenin.
  • Sevdiklerinize küçük hediyelerle sürpriz yapın.
  • Sigara içmeyin.
  • Yılda en az bir kere güneşin batışını izleyin.
  • İnsanların isimlerini hatırlayın.
  • Çocuklarla oyun oynarken onların kazanmalarına izin verin.
  • Olumsuz insanlardan uzak durun.
  • İnsanlara ikinci bir şans verin, ama üçüncüsüne asla.
  • Her gün sekiz bardak su için.
  • Pahalı kıyafetler, pahalı ayakkabılar giyin, ama hepsini ucuzluktan alın.
  • Yemek kötü diye garsona bahşiş vermemezlik etmeyin. Çünkü yemeği o pişirmedi.
  • Ailenizde yangın tatbikatı yapın. Bir yangın çıktığında herkesin ne yapması gerektiğinden emin olun.
  • Çocuklarınıza her şeyin en iyisini vermeye uğraşmayın, verebileceklerinizin en iyisini vermeye çalışın.
  • Computer kullanmayı öğrenin.
  • İyi bir sözlük alın.
  • Sosisin ve sucuğun nasıl yapıldığını asla seyretmeyin.
  • Sabahları işinize geldiğinizde söyliyeceğiniz ilk şeyin herkesin gününü aydınlatan bir şey olmasına dikkat edin.
  • Seyahate çıktığınız zaman çantanıza ev adresinizi, telefononuzu, kan gurubunuzu ve hangi otelde kaldığınızı belirten bir not koyun.
  • Çözülebilecek bir şeyi asla kesmeyin.
  • En sevdiğiniz kitabı bir kez daha okuyun.
  • Zamanı ve kelimeleri dikkatsizce kullanmayın. Yeniden elde edemeyebilirsiniz.
  • Unutmayın, bir insanın manevi olarak en büyük ihtiyacı onore edilmesidir.
  • Ödünç aldığınız arabanın deposunu doldurup geri verin.
  • Yaşayan her şeye saygı gösterin.
  • Çocuğunuzun yarışmalarına ve müsamerelerine mutlaka gidin.
  • Yaşadığınız ânın keyfini daha sonra olacakları düşünerek kaçırmayın.
  • Havaalanına birisini karşılamaya gitmeden önce telefon edip rötar olup olmadığını öğrenin.
  • İlk intiba için ikinci bir şansınız olmaz. Onun için hazırlıklı olun.
  • Arada bir annenize telefon edin.
  • Kendinizden akıllı insanları işe alın.
  • Okul servis arabalarındaki çocuklara el sallayın.
  • Başkalarının zamanına değer verin. Randevunuza 10 dakikadan fazla geç kalacaksanız mutlaka haber verin.
  • Hayatın âdil olabileceğini düşünmeyin.
  • Bir yıl boyunca yarım saat erken uyanın. Yaşamınıza bir hafta ekleyin.
  • Davetiyelerdeki LCV'lere cevap verin.
  • Evinizde mutlaka yedek araba anahtarı bulundurun.
  • Saatinizi beş dakika ileride tutun.

Cumhuriyet Gazetesi

15 Mayıs 1992

Derleyen: Ayhan Görür

24 Nisan 2006

Yaşamın Kalitesi Sizin Elinizdedir... ŞÜKRÜ KIZILOT

*











*
Kahvenizi Nasıl Alırdınız

BİR grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş. İşlerinden ve sorunlarından söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra, değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.
Kimi porselen, kimi seramik, kimi plâstik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

Tüm eski öğrenciler kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde,
hocaları onlara şunu söylemiş:

Farkına vardınız mı, bilmem.
Zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların
hepsi alındı,
masada yalnızca ucuz ve basit gürünümlü fincanlar kaldı.
Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve

onu almak çok normal,
ama işte bu demin bahsettiğimiz
problemlerinizin ve stresin nedeni.
Hepinizin istediği fincan değil, kahve iken,
bilinçli olarak herbiriniz birbirinizin aldığı
fincanları gözleyerek, daha iyi olan fincanları
almaya uğraştınız.
Yaşam kahveyse; i ş, p a r a ve m e v k i, fincan dır.
B u n l a r yalnızca yaşamı tutmaya yarayan
a r a ç l a r d ı r,
ama yaşamın kalitesi b u n l a r a göre değişmez.
Bazen yalnızca f i n c a n a odaklanarak,
içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı
u n u t a b i l i y o r u z.
"

ŞÜKRÜ KIZILOT

Düzenleme: Ayhan Görür