Voltaire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Voltaire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2008

ÖZGÜRLÜK...Nurullah Ataç


G Ü N C E
*
1953 - 1955

ÖZGÜRLÜK
.
- Rousseau'ya yazdığı bir mektupta Voltaire "Sizin bu kitabınızda savunduğunuz düşünceler, benim tuttuğum, beğendiğim düşünceler değildir. Karşıtım ben onlara. Gene de sizin bunları söyleyip savunabilmeniz için canımı da vermeğe hazırım." demiş. Gerçek özgürlük(hürriyet), budur işte.

Neden böyle söylüyor Voltaire? Kendisi de düşünen bir kişi de onun için. Düşünen kişi olup özgürlükten yanadır. Bilir, anlar kendisinden başkaların da düşündüklerini söylemek ihtiyacında olduğunu. Herhangi bir kimse karşısındakini birtakım yasaklarla susturmağa kalkarsa, bilin ki o kimse gerçekten düşünmüyordur, birtakım kanılara, inanlara saplanmıştır, çıkarını sağlayan, rahatını sağlayan birtakım kanılar, inanlar. Onların doğruluğunu gösteremeyeceğini de sezer, göremez kendinde o gücü, bunun için de tartışmaya girişmez, o kanılara, inanlara bağlı olmayanları yasaklarla susturmağa kalkar.

Düşünen kişi özgürlüksüz edemez. Voltaire gibi, özgürlük uğrunda, yalnız kendi özgürlüğü değil, başkalarının da özgürlüğü uğrunda, yalnız canını da vermeğe hazırdır. Bir kimse komşusunun ağzının tıkandığını görüp de "Bana ne? bana dokunmuyorlar ya" derse, bilin ki o kimse özgürlüğü kendi için de istemiyordur, kendisine de "Sus !" denilince usuverecek, tısıverecektir, özgürlük sevgisini, ihtiyacını duymamıştır içinde.

Nurullah Ataç

Derleyen: Ayhan Görür

4 Mart 2007

Benjamin Franklin

* * *
Benjamin Franklin (1706 - 1790)

In Congress, July 4, 1776

USA, Declaration Independence
"
Benjamin Franklin was a philosopher, scientist, inventor, printer, musician, economist and statesman. He was leading author of the Franklin Commission Report that debunked Anton Mesmer's fanciful theories of so-called animal magenetism. During the first half of the 19th century, desperate patients and even their surgeons continued to use the hypnotic techniques of Mesmerism despite their manifest limitations. Only the "Yankee Dodge" of etherization eclipsed Mesmerism for good.
"
Benjamin Franklin devlet adamı olmasının yanı sıra, yaratıcı bir insandı.
O, aynı zamanda bir Filozof, bilim adamı, mucit, matbaacı (yayımcı) müzisyen ve ekonomistti. Franklin Komisyonunun yazı işlerinden sorumluydu.
19. Yüzyılın ilk yarısında doktorlar, ümitsiz hastaları tedavi etmek için
Anton Mesmer’in ‘Hayvani Manyetizm’ adını verdiği, ipnotizmayla tedavi yöntemine başvuruyorlardı. FRANKLIN, gerçeklerden uzak olan bu ‘Mesmerizm’ teorisinin hakikatla bağdaşmadığını ortaya koymuş, insanları uyarmıştı. Bu Kurnaz Amerikalı (Yankee Dodge), sadece şöhret için insanları, Mesmerizm’in iyileştireceği fikriyle uyutuyordu.

Sanat Yönetmeni
Sayın
Özay Erkılıç çevirisi...
Teşekkürler...

Franklin's experiment with the kite.
1752

Brother Benjamin Franklin

MASONIC TROWEL

Jan. 17, 2006 marks the 300th Anniversary of Bro. Benjamin Franklin's birth, and while commemorations will take place worldwide, his adopted hometown of Philadelphia will be throwing a birthday celebration unlike any other. The Grand Lodge of Pennsylvania is preparing to join in the Tercentennial observance to honor Bro. Franklin's countless achievements, from the invention of the swim fin to the publication of "The Constitutions of the Free-Masons," the first Masonic book in America.


Bro. Franklin's 1734 reprint of Anderson's
"The Constitutions of the Free-Masons"


Bro. Franklin is pictured on this snuff box
with Bro. Voltaire and Jean-Jacques Rousseau

Bro. Franklin's calling card


The Masonic sash which is purported to have been
Bro. Franklin's.
"

George Washington gave singular and unqualified praise to his Bro. Freemason when he wrote in a letter to Franklin in 1789:
"If to be venerated for benevolence, if to be admired for talents, if to be esteemed for patriotism, if to be beloved for philanthropy, can gratify the human mind, you must have the pleasing consolation to know that you have not lived in vain."

"
George Washington
1789’ da Mason Kardeşler Birliğine bağlı
FRANKLIN’e taraf tutmadan kısa bir methiye yazar:
" Eğer yürekli bir insan olarak yiğitliğinden dolayı saygı görüyorsan; yeteneklerin kabul görüyorsa; vatanperverliğin takdir ediliyorsa; ihsanlarından, hayırseverliğinden dolayı seviliyorsan, insanları hoşnut edebilirsin. Onlara boş yere yaşamadığını göstererek yaşama gücü verebilirsin. "


Sanat Yönetmeni
Sayın Özay Erkılıç çevirisi...
Teşekkürler...

Derleyen: Ayhan Görür

3 Ekim 2006

Tanrı - Allah - Dieu - God... VOLTAIRE

* * *

* * *

"D I E U " - "TANRI"


Arkadius’un imparatorluğu zamamında, Konstantiniye’de Tanrıbilim öğretmeni Logomakhos, İskitya’ya gitmişti; Kafkas dağlarının eteğinde, Kalkhis sınırlarındaki bereketli Zephirim ovalarında durdu. İyi kalbli ihtiyar Dondindak, büyük ağılı ile geniş samanlığın arasında, büyük avlusundaydı; karısı beş oğlu ile beş kızı, akrabaralıyla uşakları, hepsi diz çökmüşler, bir iki lokma yedikten sonra, Tanrı’ya şükrediyorlardı. Logomakhos “ Ne yapıyorsun öyle, a putatapar ?” dedi. Dondindak “- Ben pututapar değilim “ dedi. Logomakhos : “- Yunanlı değil İskit’sin, demek oluyor ki putataparsın, dedi. Söyle bana bakayım, o yabani İskitcenle neler okuyordun ? “ İskit : “ – Tanrının kulakları için bütün dinler birdir", diye cevap verdi; biz ona şükrediyorduk.Tanrıbilimci bu sefer: “ – Bizden ders almadan Tanrı’ya yakaran bir iskit ailesi; amma da tuhaf şey ! “, dedi. Az sonra İskityalı Dondindak’la şöyle bir konuşmaya girişti: çünkü tanrıbilim öğretmeni İskit dilinden biraz anlardı, öteki de biraz yunanca biliyordu. Bu konuşma Konstantiniye kitaplığında saklı duran bir el yazmasında bulunmuştur.

Logomakhos. – Bakalım din ve ahlâk ilkelerini biliyor musun. Tanrı’ya niçin yakarırsın ?
Dondindak. – Her şeyimizi borçlu olduğumuz bir Yüce Varlık vardır, ona tapınmak gerekir de ondan.

Logomakhos. – Bir yaban ağzından hiç de kötü cevap değil; peki, ondan ne istiyorsun ?
Dondindak. – Faydalandığım nimetler için, hatta beni içinde denediği üzüntülerden dolayı da ona şükrediyorum; ama ondan bir şey istmemeye çok dikkat ediyorum : Bize gerekeni o bizden daha iyi bilir, hem doğrusu korkuyorum, ben güneşli hava isterken komşum yağmur istemeye kalkarsa.

Logomakhos. – İşte bu ! Saçmalayacağını biliyordum zaten. Ta başından başlayalım. A Yaban, sana bir Tanrı vardır, diyen kim ?

Dondindak. – Bütün doğa.


Logomakhos. – O kadarı yetmez. Sence Tanrı nedir ?
Dondindak
. - Beni yaratandır, benim efendimdir, iyilik edersem bana ödül verir, kötülük edersem de beni cezalandırır.

Logomakhos
. - Bütün bunlar boş laflar, acınacak şeyler; esasa gelelim. Tanrı secundum quid, dolayısiyle mi, yoksa özünden ötürü mü ilksizdir ?
Dondindak
. - Ne dediğini anlamadım.

Logomakhos
. –Yontulmamış yaban ! Tanrı bir yerde midir, her yerin dışında mıdır, yoksa her yerde midir ?
Dondindak
. – Bilmem ki... orada olur, burada da.

Logomakhos
. – Gidi bilgisiz ! Olmuş, bitmiş bir şeyi, olmamış, bitmemiş etmeye, bir değneğin iki ucu olmamasını olası kılmaya gücü yeter mi ? Geleceği gelecek gibi mi, yoksa hal gibi mi görür ? Nasıl ediyor da varlığı yoktan var, vardan yok ediyor ?
Dondindak. – Doğrusu hiç incelemedim.

Logomakhos
. – Ne kaba herif ! Çare yok, alçalalım, Kendimizi küçültüp ona uyalım. Söyle bakalım, dostum, maddenin ilksiz olabileceğine inanıyor musun ?
Dondindak
. – Ha olmuş, ha olmamış, bana ne ? Ben, kendim ilksiz değilim ki. Tanrı her zaman için benim efendimdir; o bana doğruluk kavramını vermiş, uymam gerek; ben filozof değil, insan olmak isterim.

Logomakhos
. – Bu kalın kafalara da söz anlatmak ne güç şeymiş. Adım adım gidelim: Tanrı nedir ?
Dondindak
. – Benim efendim, beni yargılayan, benim babam.

Logomakhos
. – Ben sana onu sormuyorum, özü nedir ?
Dondindak. – Güçlü ve iyi olmak.

Logomakhos
. – İyi ama cisimsel midir, ruhsal mı ?
Dondindak
. – Ben ne bileyim.

Logomakhos
. – Ne ! Sen ruh nedir bilmiyor musun ?
Dondindak. – Bilmem: bileceğim de ne olacak ? Bilince daha mı doğru olacağım ? Karıma, çocuklarıma
, uşaklarıma daha mı iyi bakacak, yurduma daha mı yararlı olacağım ?

Logomakhos
. – Sana ruhun ne olduğunu ne ne olursa olsun öğretmeli; dinle bak: Ruh, ruh... bunu sana başka bir zaman anlatırım.
Dondindak
. – Bana öyle geliyor ki ruhun ne olduğunu değil de ne olmadığını söyleyeceksin. İzin verirsen ben de sana bir şey sorayım. Vaktiyle bir tapınağınızda görmüştüm: siz Tanrının resmini yapmışsınız, niye öyle uzun sakallı ?

Logomakhos. – O güç bir sorundur, anlaşılması için de önceden birkatım bilgiler edinmek ister.
Dondindak
. – Sen bana onları öğretmeden önce, bak bir gün başıma ne geldi, ben sana onu anlatayım. Bahçemin ta ucuna bir helâ yaptırmıştım. Bir köstebeğin bir mayıs böceğiyle şöyle konuştuğunu duydum. Köstebek : “ – İşte güzel bir yapı, diyordu, bunu kuran herhalde pek güçlü bir köstebek olmalı.” Mayıs böceği de : “- Alay mı ediyorsun, dedi, bu yapının kurucusu deha sahibi bir mayıs böceğidir.”

_/ O gün, bugündür kimse ile çekişmemeğe karar verdim. _/


VOLTAIRE

FELSEFE SÖZLÜĞÜ
Dictionnaire Philosophipue
Çeviren: Lütfi Ay
İnkilâp ve Aka Yayınevi


Kadıköy,
Özgürlük Parkı
Fotoğraf,Ayhan Görür

9 Temmuz 2006

Tanrı ve İnsan... Voltaire

*

*
Ey insanoğlu!
O Tanrı sana
aklı "kendini" yönet diye vermiş,
kendi yarattığı şeylerin
özüne giresin diye değil.

Voltaire

Derleyen: Ayhan Görür

Aşk, Tanrı ve Tanrıtanımaz... Voltaire

* * * *
Kardelen
*
Aşk, tanrıtanımazlar ülkesinde,
insanı tanrıya tapındırır.

Voltaire

Derleyen: Ayhan Görür