Atillâ İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atillâ İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2007

Kimi Sevsem Sensin...Atillâ İlhan

* * *


KİMİ SEVSEM SENSİN

kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarim bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor

her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor

kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum

atillâ İlhan

Derleyen: Ayhan Görür

Ben Sana Mecburum...Attilâ İlhan


* * *
Frida

BEN SANA MECBURUM

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum.

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki haziran da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin

atillâ ilhan


Derleyen: Ayhan Görür

22 Haziran 2006

PARADOKS: Hırsızlar da erdem sahibi olmalı... Chuang Tzu



* *
Büyük hırsız nasıl olunur?

_/ Haydutlar da erdem sahibi olmalı! ******
Çetebaşı Zhi'ya çetesindeki haydutlar sormuş:
"Haydutlara da erdem gerekli midir?
"Elbette" diye yanıt vermiş Zhi.

_/ Erdemleri***** olmasa ne yapar haydut.

  • Sezgisi ona neyin nerede gizli olduğunu gösterir: Bu, onun bilgeliğidir*!
  • İçeri girmesi gerekir: Bu, onun cesaretidir**!
  • Sonra çıkmasını bilmesi gerekir:Bu, onun sorumluluk duygusudur***!
  • Olur mu-olmaz mı, karar vermesi gerekir: Bu, onun ustalığıdır****!
  • Ganimeti paylaşmayı bilmesi gerekir: Bu, onun adaletidir.*****!

Bu beş erdemi taşımayan kişi, yaşamı boyunca büyük hırsız olamaz. Gördün mü işte, eski bilgelerin kurdukları erdem ilkeleri iyi insana iyiliği için ne kadar gerekliyse, haydutbaşı Zhi'ya da sanatını icra edebilmesi için aynı vazgeçilmezlikle gerekli.

_/ Yalnız küçük bir ayrıntı var: Dünyada iyilerin sayısı az, kötülerin sayısı çok. Bu yüzden de eski bilgelerin dünyaya yararı küçük olmuş hep, zararı büyük..._/

"Zhi, Cı"

Chuang Tzu

Taoculuk Üzerine, Meseller-Diyaloglar, s,96
Çeviren, Ömer Tulgan
YOL YAYINLARI


Paradoks* , is. Fr. Paradox, kökleşmiş inançlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce.

"Başından beri çevremizde biz karşı bir kalabalık, gerçek dışı bir grup olarak kaldık, toplumsal bir paradoks olarak."
- Atillâ İlhan,
TDK. Türkçe Sözlük


Derleyen, Ayhan Görür

5 Mayıs 2006

"atillâ ilhan" ın anısına... Ayhan Görür

* * *
* * *

Aşağıdaki mısralar, def'inde, atillâ ilhan'ın
Âşiyan'daki mezarı başında
dostlarına dağıtıldı.

"
"An Gelir "
"...
görülmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşırlar saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa/korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
atillâ ilhan ölür "

"
Bennim canım bir kuştur
Gövdem onun kafesidir
Dostan haber geliceğiz
Birgün uçar kuşum benim.
Yunus Emre

"
Aslıma karışıp toprak olunca
Çiçek olur mezarımı süslerim
Dağlar yeşil giyer, bulutlar ağlar
Gökyüzünde dalgalanır seslerim
Âşık Veysel
*
Helâl olsun hakkım var ise size
Hakkınızı helâl edin siz bize
Sağ olanlar yine gelir yüz yüze
Siz sağ olun biz selâmet gidelim.
Âşık Veysel

"
Herşeyi aramadıkça bulamazsın
bu dost başka;
bunu bulmadan arayamazsın
Mevlâna

"
Sessiz yürü, O yakında,
Karların altında;
Usulca konuş; O duyabilir,
Açan papatyalarda...
Oscar Wilde


"

SONE

18

Bir yaz günü gibisin, diyebilirdim sana,

Oysa çok daha yakınsın sen ılıman sıcaklığınla.
Güzelim Mayıs goncalarını sert rüzgârlar sarsar,
Yaz dediğinse bugün gelir, bakarsın geçip gitmiş yarın.
Gökyüzünün gözü bakarken yakar kavurur kimi zaman,
Gün gelir o altın yüze gölge düştüğü de olur.

Zamanla gelir geçer güzelin güzelliği;
Ya kısmeti budur, ya mevsimler götürür yaldızını.
Oysa senin sonsuz yazın hiç, ama hiç solmayacak;
Alıp götüremeyecek güzelliğini hiçbir şey
Ne de ölüm övünebilecek, gölgesinde geziniyorsun diye;
Çünkü sen sonsuz dizelerde zaman ötesine geçeceksin

*
İnsanoğlu soluk aldığı, gözler gördüğü süre,
Bu dizeler de yaşayacak ve can verecek sana

SONNETS
18

ShallI cmpare thee to a summer's day?

Thou art lovely and mote temperate.
Rouh winds do shake the darlinğ buds of May,
And summer's lease halt all too short a date:
Sometime toohot the eye of heaven shines,
And often is his gold comlexion dimm'd;
And every fair from fair some time declines,
By chanve, or natures changing course, untrimm'd;

And every fair from fair some time declines,
By they eternal summer shall not fade
Nor lose possession of that far thou ow'st.

Nor shall death bragnd'rest in his shsde,
When in etermal lnes to time thou grow'st
*

So long men can breathe or eyes can see,
So long lives this, and this gives life to thee.

William Shakespeare

THE SONNETS

SONELER

Çev, Dr.Saadet Bozkurt
Dr.Bülent Bozkurt

Derleyen: Ayhan Görür