Sabır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sabır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2006

Zıddı olmadıkça bir şey görünmez...Mevlâna

* * *

* * *

Zıddı olmadıkça bir şey görünmez.
O misli olmayan padişhınsa zıddı yoktur.
"
O ahmağın nazını da çekeriz, onun gibi yüzlercesinin nazını da. Bu, renk aşkından, koku sevdasından değildir.
Bu kaza ve kader bizim dersimizin talebeleridir. Artık savaşmamızın debdebeleri nereye varır, bir düşün.
Nereye mi varır ? Yere bile olmayan bir yere.
Işığı, gözleri alan Tanrı ayına ancak!
O nur, bütün vehimlerden ve tasavvurlardan uzak olan nurun nurunun nurunun nurunun nurudur!
Dedikoduyu senin için aşağılattım. İbret al da kötü huylu arkadaşla arkadaş ol, uzlaş.
“ Sabır, sıkıntının anahtarıdır ” sırrına ermek için gülerek hoşlanarak onun derdini çek.
Bu aşağılık kişilerin aşarılıklarını çekersen sünnetlerin nuruna ulaşırsın.
Peygamberler aşağılık adamların zahmetlerini çok çektiler. Bu çeşit yılanlardan nice ıstıraplara uğradılar.
Yargılayan Tanrı’nın muradı, hükmü, ta ezelden tecelli ve zuhur etmekti.

ZIDDI OLMADIKÇA BİR ŞEY GÖRÜNMEZ. O MİSLİ OLMIYAN PADİŞAHINSA ZIDDI YOKTUR.

Mevlâna Celâleddin Rumî
Mesnevi
IV
Sayfa 171
Çeviren: Veled İzbudak
Sunan: Ayhan Görür

Söz üzerine... Mevlana

* * *
* * * * *
Joan - Mino

Bu dil çakmak taşıyla çakmak demiri gibidir.
Dilden çıkan da ateşe benzer.
Mânâsız yere gah hikâye yoliyle, gah lâf olsun diye çakmak taşıyle demiri birbirine vurma !
Zira ortalık karanlıktır, her tarafta pamuk dolu.
Pamuk arasında kıvılcım nasıl durur ?
Zâlim onlardır ki gözlerini kapamışlar, söyledikleri sözlerle bütün âlemi yakmışlardır.
Bir söz, bir âlemi yıkar, ölmüş tilkileri aslan eder.
Canlar aslen İsa nefeslidir; bir anda yara, bir anda merhem olurlar.
Canlardan perde kalkaydı;
her canın sözü, Mesih’in sözü gibi tesir ederdi.
Şeker gibi söz söylemek istersen sabret, haris olma, bu helvayı yeme !
Feraset sahiplerinin iştahları sabradır,
onlar sabretmek isterler. Helva ise, çocukların istediği şeylerdir.
Sabreden göklerin üstünde yükselir; helva yiyenlerse geriler, kalır !
Mevlâna Celâleddin Rumî
Mesnevi
I
Çeviren: Veled İzbudak
Sayfa 128

Sunan: Ayhan Görür

Şehvet...Mevlâna


*
* *


Halil aleyhisselâmın’ın horozu kesmesi, müridin
içinde bulunan helâk edici ve kötü sıfatlardan
hangi sıfatın giderilmesine işarettir ?

"
Horoz, şehvete mensuptur, şehvetine pek tapar. O zehirli ve kötü şaraptan sarhoştur.
Şehvet soy sop üretmek için olmasaydı Adem, utancından kendisini hadım ederdi.
Melûn iblis, Tanrı’ya avlanabilmek için bana kuvvetli bir tuzak lâzım dedi.
Tanrı, ona altın, gümüş ve at gösterdi, halkı bunlarla aldatabilirsin dedi.
İblis, zahiren bunu beğendi. Beğendi ama suratını ekşitti, sıkılmış turunç gibi dudaklarını sarkıttı.

Tanrı, o geberesiceye güzel madenlerden altın ve mücevheratı armağan etti.
A melûn dedi, şu tuzağı da al.
Şeytan dedi ki: Ey güzel yardımcı, daha artır !
Yağlı, ballı şeylerle ağır ve değerli şaraplar ve bir çok ipek elbiseler verdi.

Şeytan
dedi ki: Yarabbi, imdat et, bundan fazla isterim. Ver de onları iplerimle adamakıllı bağlıyayım.
Bu suretle erkek ve yürekli sarhoşların, erkekçesine o bağları koparsınlar.
Bu hava ve heves tuzaklarıyla ipler, senin erini, adam olmıyanlardan ayırtetsin.
Ey ululuk tahtının sultanı, başka bir tuzak istiyorum, öyle bir tuzak ki insanı baş aşağı atacak kadar şiddetli ve aldatıcı olsun.

Tanrı, şarap ve çalgıyı getirip önüne koydu. Şeytan, bunları görünce hafifce güldü, yarı neşelendi.
Ezeli azgınlığa haber gönderip fitne denizinin dibinden toz kopar dedi.
Musa da senin kullarından bir kul değil miydi ? Deniz dibinde tozdan perdeler salmadı mı ?
Su her taraftan çekildi de deniz dibinden bir tozdur koptu.

Tanrı, erkeklerin aklını, sabrını alan kadın güzelliğini ona gösterince,
Parmakçıklarını şıkırdatarak oynamaya başladı.
Ver ver, şimdicik muradıma kavuştum dedi.
Aklı, fikri kararsız bir hale getiren o mahmur gözleri görünce,
Şu gönlü çöreotu gibi yakıp kavuran dilberlerin yüzlerini seyredince neşelendi.
Yüz, ben, kaş, akik gibi dudaklar. Sanki ince bir perdeden Tanrı parlamış.
Şeytan, incecik perdeden Tanrı tecelli etmiş gibi o işveyi görünce derhal yerinden sıçrayıp oynamaya koyuldu.


Mevlâna Celâleddin Rumî
Mesnevi
V
Çeviren: Veled İzbudak,sayfa 80
Maarif Bakanlığı Yayınları

Sunan: Ayhan Görür

17 Ağustos 2006

BAMBU AĞACI: Olumlu ısrar, sabır... Onur Görür

*
*


  • BAMBU AĞACI

    "Hayatta hiç birşey yolunda gitmiyor "
    diyenlere...

    Çin Bambu ağacının yetişmesi,
    olumlu israr için güzel bir örnektir.

    Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:
    Önce ağacın tohumu ekilir,
    sulanır ve gübrelenir.
    Birinci yıl tohumda
    herhangi bir değişiklik olmaz.
    Tohum yeniden sulanıp gübrelenir.
    Bambu ağacı ikinci yılda da
    toprağın dışına filiz vermez.
    Üçüncü ve dördüncü yıllarda
    her yıl yapılan işlem tekrar
    edilerek, bambu tohumu

    sulanır ve gübrelenir.
    Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.
    Çinliler büyük bir sabırla
    beşinci yılda da bambuya
    su ve gübre vermeye devam ederler.
    Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru

    bambu yeşermeye başlar ve
    altı hafta gibi kısa bir sürede

    yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

    Akla gelen ilk soru şudur :
    Çin bambu ağacı
    27 metre boyuna altı hafta da mı,
    Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

    Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır.
    Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum

    beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi,
    ağacın büyümesinden hatta var olmasından
    söz edebilir miydik?...

    Bir başarının şartları her zaman çok basittir.

    Bir süre için alışın,
    Bir süre tahammül edin,
    Her zaman inanın,
    Ve hiçbir zaman geri dönmeyin.


    Oğlum Onur Görür gönderdi...
*
Her güç sabır ile zaman birleştirilerek sağlanır.
Balzac
*

Derleyen: Ayhan Görür

22 Temmuz 2006

Güç, Sabır ve Sağduyu Üzerine...Halil Cibran

*
*
Tanrım;
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için
güç,
Değiştiremeyeceğim şeylere katlanabilmem için
sabır,
İkisini birbirinden ayırdedebilmem için de
aklı-selim (sağduyu)
ver.
Halil Cibran
Derleyen: Ayhan Görür