27 Haziran 2008

Ne İleri Ne Geri...Ayhan Görür

Günbatımı, Sunset
Turgutreis, Bodrum, Turkey


ne ileri ne geri
saat gibi
tıkır tıkır çalışacaksın

ne ileri ne geri
ok gibi
hedefi vuracaksın

ya da vurulacaksın


Ayhan Görür

Sema Ündeğer
Karikatürist

Can Dostlarımdan
Sema Ündeğer'e
Çok Teşekkürler...

26 Haziran 2008

Zamanlama Üzerine...Jiddu Krishnamurti




Günbatımı, Sunset, İSTANBUL
Photograph, Ayhan Görür



Tüm sınavları başarıyla vermeyi öğrenebilirsiniz,
ancak birinci önceliği
yüzeysel şeylere vermek
üstelik tüm toplumsal yapının dağıldığı bir zamanda
bunu yapmak;
ev yanarken tırnakları törpülemeğe benzer.

Jiddu Krishnamurti

Gündoğumu, Sunrise
Caddebostan, İstanbul

22 Haziran 2008

Kimin aşkta meyli yoksa-When Love hath no care for him...Mevlâna



İstanbul, TURKEY
Photograph,
Ayhan Görür



Kimin aşkta meyli yoksa
o kanatsız bir kuş gibidir,
vah ona!


When Love hath no care for him,
he is left as a bird without wings.
Alas for him then!

Mevlâna Celâleddîn Rumî
Mesnevi
I, 3ı

Farsçadan Türkçeye Çeviri:
Veled İzbudak
Farsçadan İngilizceye Çeviri:
Reynold A.Nicholson

Mevlâna Belgeselinde, Aktör Sinan Tuzcu

Derleyen: Ayhan Görür

Bilen ve bildiğini bilen liderdir; onu izleyin...Çin Atasözü

Hoşgeldiniz!


A Chinese blanc-de-chine chocolate pot and
cover decorated in London


Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur;
ona öğretin.
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır;
onu uyandırın.
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır;
ondan sakının.
Bilen ve bildiğini bilen liderdir;
onu izleyin.


Çin Atasözü



Derleyen: Ayhan Görür

Tarih, şiir...Francis Bacon



Francis Bacon

"Tarih okumak insanları bilge;
şiir esprili;
matematik zeki;
felsefe derin düşünceli;
ahlâk ciddi
yapar.
Mantık ve belâgat da tartışma niteliği
sağlar.


Siste, Foggy
Fenerbahçe Parkı
Fotoğraf Ayhan Görür
Şubat 2008

Birisi...Nahit Ulvi Akgün



Göcek, Turkey
Fotoğraf, Ayhan Görür
Enter please!

Fenerbahçe Parkı, Türkiye
Fotoğraf, Ayhan Görür
Nisan 2008
Birisi

Bir şey var aramızda.
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir.
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,
Gülüşerek başlıyoruz söze.

Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda,
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda.

Nahit Ulvi Akgün

Fenerbahçe Parkı, Türkiye
Fotoğraf, Ayhan Görür
Mayıs 2008

15 Haziran 2008

Çatlak Su Testisi



Renklerin Uyumu
Fotoğraf, Ayhan Görür

ÇATLAK SU TESTiSi

Çin'de bir adam, hergün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna asılı testilerle dereden su taşırmış evine..
Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış...
Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve...
Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarı dolu olarak varırmış. Iki sene her gün bu şekilde geçmiş. Adam her iki testiyi suyla doldurmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış...
Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş ...
Fakat zavallı çatlağı olan kusurlu testi, çok utanıyormuş.
Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş.

İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:
"Kendimden utanıyorum. şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor..."

Adam gülümseyerek dönmüş testiye:

" Göremedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlağını biliyordum... Senin tarafına çiçek tohumları ektim. Ve hergün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın... İki senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı, evime böyle güzellik ve zerafet veremeyecektim"
diye cevap vermiş.



HEPiMiZ
BiRER ÇATLAK TESTi DEĞiL MiYiZ ?

Her birimizin kendine has kusurları vardır.

Aslında, hepimiz birer çatlak testiyiz.
Fakat sahip olduğumuz
bu kusurlar ve
çatlaklardır
hayatlarımızı

  • ilginç yapan,
  • mükâfatlandıran,
  • renklendiren .

Etrafınızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenin.
Dışlarındaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün.
Kendinizi kandırmayın.


Yıllar önce Dale Carnegie demişti ki:
"
'Herkese portakal gelirken, niye bana ekşi limon geldi?'
diyeceğinize,
limonunuzla limonata yaparak,
diğerlerinden
farklılığı yaşayın.
"

*
Can Dostlarımdan
Orhan Kılıç'ın
gönderisidir...

Farkı Görün, Güzelliği Yaratın
Fotoğraf, Ayhan Görür


Mustafa Kemal'e Atamıza Sesleniş...Yıldız Tümerdem







MUSTAFA KEMAL'E ATAMIZA SESLENİŞ

Bir türküsün Mustafa Kemal
Uzun ince bir yolda derlenmiş
Anadolu, Anadolum... diyerekten
sıra dağlardan yankılanan
bereketli ovalara yayılan

Bir şarkısın Mustafa Kemal
özgürlük makamında
Ulusla el ele
kalem kaleme yazılmış
yürek yüreğe,
omuz omuza bestelenmiş

Bir destansın Mustafa Kemal
bu güne dek
benzeri yazılmamış
unutulmayan bir destan

Bir insansın Mustafa Kemal
gökyüzünün mavi beyaz bulutlarında
güneşin kor ateşinde
yıldızların parlaklığında
ayın ışığında
yer kürenin derinliğinde
evrenin sonsuzluğunda
bulduğumuz tek insansın
ve bizim Atamızsın
yitimsiz… bitimsiz…


14 mayıs 2008, 15 :00
Yıldız TÜMERDEM

Prof.Dr.Yıldız TÜMERDEM, Diyarbakır-Mardinkapı doğumlu (Baba subay). Çocukluk ve Gençlik yılları Başkent´te geçmiş. Mehmet Akif Ersoy´un İstiklal Marşımızı yazdığı Dumlupınar İlkokulunda başlamış öğrenimine. Şiirle başlayan yazma tutkusu da aynı yıllarda başlamış. Hamdiye AKTAN öğretmeni, belki de bugünkü yaşamının ilk mimarı, örneği olmuş. Ortaöğrenimini tamamladığı Cebeci Orta Okulunda, Türkçe öğretmeni Düriye KÖPRÜLÜ onu yüreklendirmiş yazı yazma konusunda. Ankara Kız Lisesindeki Edebiyat Öğretmeni Fazıla KANAT, Edebiyat öğrenimi yapmasını önermiş. Onun düşlerinde Hekim olmak varmış ve öyle de olmuş. Ankara Tıp Fakültesini bitirip, Hacettepe Tıp Fakültesinde Çocuk Hekimi ve Doçenti olmuş. Amerika´da İkinci Uzmanlığı olan Toplum Hekimliği uzmanlığını almış. İstanbul Tıp Fakültesinde Profesör olmuş. Uzun yıllar İstanbul Tıp Fakültesinde, Prof. Dr. Nusret FİŞEK ve Prof. Dr. Rahmi DİRİCAN hocalarının çizgisinde, koruyucu hekimliği ilke edinerek, Toplum Hekimliğini kurarak, görev yapmış. İstanbul´un kırsal bölgelerinde Sağlık Ocaklarını, Sağlık Evleri, Ana Çocuk Sağlığı ve Tüberküloz Ünitelerinin kurulmasına öncülük etmiş ve bu bölgelerde uzun yıllar halka eğitim ve hizmet vermiş. Ulusal ve Uluslararası mesleksel çalışmalarını kitaplarda, bilimsel yazılarda toplamış. Sağlık Bakanlığında bilimsel komisyonlarda uzun yıllar çalışmış. Sivil toplum kuruluşlarında kurucu ve yönetici olmuş. Ülkesini bir uçtan ötekine çalışarak gezmiş, tanıma şansını yakalamış. Kırk yıla yaklaşan evlilik yaşamını meslektaşı ile paylaşırken, kendi mesleğinde iki kız çocuğu yetiştirmenin ve onların aracılığı ile meslektaşları olan iki erkek evlada sahip olmanın mutluluğunu yaşamış. Çocukları olan öğrencilerinin ülkesinin dört bir yanında başarılı olmasından her zaman gurur duymuş. Yaşamı boyunca şiirle başladığı yazılarına, anı-öyküler eklenmiş. Şiir yazdığını, ailesi ve dostları Saatli Maarif Takviminden öğrenmiş. Yakın bir geçmişte, takvim yaşı nedeniyle, Devlet görevinden emekli olmanın gururu ve mutluluğuna erişmiş. Ülkesini bir uçtan ötekine, eğitim ve hizmet vererek dolaşmayı, gördüklerini ve yaşadıklarını yazmayı, yazdıklarını yayımlamanın yanı sıra, düşlediği şiir ve anı-öykülerini toplayacağı kitapların hazırlığını sürdürüyor.


Kadıköy
Özgürlük Parkı Laleleri
Derleyen: Ayhan Görür

14 Haziran 2008

Gecenin Aydınlığı/Uykuya Dikkat...




Gecenin Aydınlığı
Eskihisar-Topçular,
Turkey
Fotoğraf, Ayhan Görür
Mayıs 2008


Uykuya dikkat...

Melatonin hormonu...

Melatonin denilen hormon beyinde ve sadece 23:00 ile 05:00 saatleri arasında salgılanan bir hormondur.
Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak, Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon.
Hormon diğer aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karsı koruma sağlıyor, üreme sistemiyle bağlantısından tutun da yorgunluk, isteksizlik gibi durumların nedenlerini de oluşturabiliyor.
Şu anda bu hormon yaşlanmayı geciktirici etkisinden dolayı da üzerinde önemle durulan bir hormon.
İşin can alıcı noktalarından birisi hormonun çocuklar üzerindeki tesiridir.
Avrupa da lösemili ve kanserli çocuk sayılarının artmasından ötürü yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden istenen bir husus da çocukların kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları.
Çünkü melatoninin güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor.
Ancak, bu hormon ışığa duyarlı.
Deneylerde uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken ışığın açıldığında hormonun azaldığı, karanlıkta yoğun olarak salgılandığı tespit edilmiş bilimsel bir gerçek.

Lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın ...

Unutmayın körlerde kanser olma oranı yoka yakındır.


Can Dostlarımdan...
Ali Göreç'in
gönderisidir...


Derleyen: Ayhan Görür

7 Haziran 2008

Dumanı Olmayan Ateş-Sevgi...Jiddu Krishnamurti


Fenerbahçe Sosyal Tesisleri
Fotoğraf, Ayhan Görür
Mayıs 2008


"Sevdiğiniz zaman
ne 'sen' ne de 'ben' vardır.
O durumda
yalnızca

dumanı olmayan ateş
vardır."


Sevgiyi yalnızca zihin sessiz olduğunda bilebiliririz ve
bu sessizlik hali geliştirilebilen bir şey değildir.

Geliştirme zihinsel bir etkinliktir;
disiplin zihnin ürünüdür ve

  • disiplin altına alınan,
  • denetlenen,
  • boyun eğdirilen,
  • karşı koyan,
  • açıklayan bir zihin

sevgiyi bilemez.

Sevgi
hakkında söylenenleri okuyabilir, dinleyebilirsiniz,
ama bu
sevgi
değildir.
Zihinsel şeyleri
bir yana koyduğunuzda,
zihinsel şeyleri kalbinizden söküp attığınızda
sevgi vardır.

Böylece

  • ayrılık,
  • uzaklık,
  • zaman,
  • korku

olmadan sevginin ne olduğunu öğrenirsiniz,
ama bu şans pek çok kişiye gülmez.

Sevgi
hiyerarşi tanımaz,
yalnızca sevgi vardır.

Yalnızca sevmediğiniz zaman

  • birçoğu ve biri ,
  • bir seçicilik

söz konusudur.


"
Sevdiğiniz zaman
ne 'sen' ne de 'ben'

vardır.
O durumda
yalnızca
dumanı olmayan ateş
vardır. "

Jiddu Krishnamurti
Sevgi ve Yalnızlık Üzerine

Ayna Yayınları

Fenerbahçe
Fotoğraf, Ayhan Görür
Mayıs 2008

31 Mayıs 2008

Düzen Nasıl Bozulur?...Hz. Ebubekir



Aydınlık Köşem
Fotoğraf, Ayhan Görür


Mal cimrilerde,
silâh korkaklarda,
karar da zayıflarda olursa
düzen bozulur.


Hz.Ebubekir


Fotoğraf, Ayhan Görür

24 Mayıs 2008

Kendimle Karma - Sergi...SEMA ÜNDEĞER

Sema Ündeğer
Sergisi
Kendimle Karma

Fotoğraf, Ayhan Görür


Aynalı Cafe

Saat: 14 Tarih: 24.05.2008
Caferağa Mah. Hacı Şükrü Sokağı No: 39
Kadıköy
(Rum Kilisesi Arka Sokağı)
Tel: (0216) 330 31 88 Gsm: ( 0535) 817 52 73

SEMA ÜNDEĞER

Çok yönlü bir sanatçımız Sema Ündeğer'in 38. sanat yılını sessizce kutlamak istiyorum.
Sayısız ödülleriyle bence ülkemizin değil, dünyanın en özgün sanatçılarındır. "Üzerine gelen onca fırtına ve demir kapılara rağmen, onda dayanacak ancak bir çiçek gücü" olduğunu bilsem de "çölde yağmur yağdıran", modern zamanların usta bir sanatçısıdır.
Abartmadan söylüyorum işte: Dünya karikatürünün Sema Ündeğer'e ihtiyacı vardır. O başkalarına benzemeyecek kadar kızılderili bir kalp ağrısıdır. Çok renkli bir kalbi vardır ve karikatürlerini ışık ışık tozlarıyla çizer. Gözleri yüzlerinden büyük kadınlar çizmiştir. Yetim melekler umurundadır. Sema Ündeğer sessiz bir çığlığın bütün çağlara yayılan son baharın, son annelerin, son kültürlerin, sonuna geldiğimiz sahici olan sanatçılarımızdan birisidir.
Uluslararası başarılarından bahsedersem o sanki utanır diye düşünüyorum. Sema Ündeğer " sanatından başka günahı olmayan" hayat karşısında kirlenmeden duran, dünya ve kadın sorunlarını bu topraklardan koparmadan dile getiren (mizah mayası) sağlam bir Nasreddin Hoca'dır.
Onun çizgileri sevgiye acıkmış Dünyamızın ruhunu sevindiriyor. Tuzlu su içmiş, yetim ve kendine eğilen bir söğüt dalından başka sanki gözlerinden cam parçaları akan bu güzelim sanatçımızı nasıl anlatabilirim ki?
Yazan: Şair-Ressam /Engin Turgut
Sema Ündeğer;
İstanbul doğumlu.
Türkiye, Avrupa, Amerika, Japonya ve Kore'de Toplu ve Kişisel sergiler.
Müzeler: Türkiye, Fransa , Romanya, İtalya, Bulgaristan, Hollanda, Japonya
1986-1988 (F.E.C.O) Avrupa Çizerler Birliği Türkiye temsicisi.
1987; Witty World Int. Cartoon Magazin editörlüğü.

Sema Ündeğer


Sema.


Sema Undeger is a versatile artist adept in caricature, cartooning, photography, ceramics, and sculpture. A native of Istanbul, Turkey, she attended a local college and worked in ceramics at the Yildiz Palace in her native country in 1965. She dedicated herself to animation with the Istanbul Advertising Agency in 1972, and that same year began a productive career in caricature, publishing her work in several Turkish periodicals. From 1976 to 1978 she worked with Politika Gazetesi, a political journal, as a caricaturist, photographer, and writer. Her many titles include Turkish representative of the Federation of European Cartoonist Organizations (FECO), General Secretary of the Turkish Cartoon Association, and Turkish Editor of WittyWorld. Her work has been exhibited worldwide; it has received over 50 solo exhibitions in Turkey, France, Austria, Cyprus, and Romania It is in the permanent collections of museums in Bulgaria, Italy, and Japan and has been published in numerous international collections. Among the many national and international awards Ms. Undeger has received are those of the Nasrettin Hoça International Festival in Turkey, the Edinburgh Festival in Scotland, Pistoria Rossegna di Grafica Umoristica in Italy, and the Taejon Festival in Korea. A pioneer among woman cartoonists, Ms. Undeger is one of the most active cartoonists in her country.


Sema Undeger has represented Turkey as an editor of Witty World since 1987.

Sema Ündeğer

İSTANBUL'U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;

Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlardan;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar kokularında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski âlemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, lâf atmalar.
Birşey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, bilmiyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.


Orhan Veli Kanık

Sema Ündeğer.
I AM LISTENING TO ISTANBUL

I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed;
At first there blows a gentle breeze
And the leaves on the trees
Softly flutter or sway;
Out there, far away,
The bells of water carriers incessantly ring;
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.

I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed;
Then suddenly birds fyl by,
Flocks of birds, high up, in a hue and cry
While nets are drawn in the fishing grounds
And a women's feet begin to dabble in the water.
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.

I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.
The Grand Bazaar is serene and cool,
A hubbub at the hub of the market,
Mosque yards are brimful of pigeons,
At the docks while hammers bang and clang
Spring winds bear the smell of sweet;
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.

I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed;

Still giddy since bygone bacchanals,
A seaside mansion with dingy boathouse is fast asleep,
Amid the din and drone of southern winds, reposed,
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.

I am listening to Istanbul, intent, my eyes cloesed.
Now a dainty girl walks by on the sidewalk :
Cusswords, tunes and songs, malapert remarks;
Something falls on the ground out of her hand,
It's a rose I guess.
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.

I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed;
A bird flutters round your skirt;
I know your brow is moist with sweat
And your lips are wet.
A silver moon rises beyond the pine trees:
I can sense it all in your heart's throbbing.
I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed.


Orhan Veli Kanık
Translated by Talat Sait Halman (1982)

Sema Ündeğer.

Fenerbahçe
Fotoğraf, Ayhan Görür
Mayıs 2008

Türk Dili Dergisi
Perşembe Toplantılarına Katılan
Can Dostlara
Sevgi ve Saygılarımla...
Ayhan Görür