Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2014

Belki Ölüm -Talât Sait HALMAN


Fotograf, Ayhan Görür

Belki Ölüm


Tırpanla değil

Azıcık sevgi uman bir öksüz gibi
Ürkek gelecek
Belki ölüm.

Erişilmez ufukları

Unutmuş bir lübelül,
Yorgun.

Belki ölüm

Bir aşk fısıltısı gibi
Gelecek usulcacık,
Tozpembe.
.
Melteme boyun eğmiş
Bir başak,
Ağlayan menekşe.

Okşayacak belki
Yumuşacık gülücükleriyle
Bir gülyanaklı bebeğin.

Belki ölüm

Hiç ölmeyecek bir umut
Cenneti cehennemi sezmeyerek
İncecikten büyüyen
Görkemli tohum.

Talât Sait HALMAN

Ümit Harmanı

lübelül, ( İng.Daddy Long Legs) sivrisineğe benzeyen, çok ince bacakları olan, çok bacaklı, çifleşince öldüğü söylenen, uçucu bir hayvan.

Derleyen: Ayhan GÖRÜR

29 Kasım 2007

İspanyolca copla ve Albert Camus/TOLSTOY


*
* *

İspanyolca copla:

Cada vez que considero
Que me tango de morir
Tiendo la capa en el suelo
Yno me harto de dormir

Ölmek zorunda olduğumu
Ne zaman düşünüversem
Pelerinimi yere seriyorum
Ve uyumaya doymuyorum

"

Tolstoy

"Uğruna yaşadığımız,
bize

  • yaşam,
  • zenginlik,
  • ün,
  • şeref,
  • iktidar sağlayan tüm dünya nimetleri,
  • tüm zevkler,

ölüm tarafından elimizden alınıyorsa,

  • bu nimetlerin hiçbir anlamı yok.

    Hayat sonsuz değilse, sadece saçmadır,
    yaşama zahmetine değmez ve
    en kısa sürede intihar aracılığıyla
    hayattan kurtulmak gerekir."
    diyor
    Tolstoy.
    Ama daha ileride, düzeltiyor:
    "Ölümün varlığı bizi
    ya
  • gönüllü olarak hayattan vazgeçmeyi
    ya da
  • hayatımızı ölümün kapıp kaçıramayacağı
    bir anlam verecek tarzda değiştirmeye
    zorunlu kılar
    ."

Albert Camus


Ruha Dokunan Düşünceler
hazırlayan: ömer sevinçgil
carpe diem Kitap

Derleyen: Ayhan Görür

11 Kasım 2007

Aşk Tanrı'nın ta kendisi; ölmek ise...Tolstoy


* * *

Van Gogh, Almond-Branches-in-Bloom

"

Aşk ölüme engel olur.
Aşk hayatın kendisidir.
Her şeyi, anlayabildiğim her şeyi,
ancak onları sevdiğim için kavrayabiliyorum.
Her şeyin varlığı, her şeyin varoluşu,
sadece içimdeki sevgiden ileri geliyor.
Her şey ancak yalnız sevgiyle belirtilebilir.
Aşk Tanrı'nın ta kendisi;
ölmek ise benim yâni
aşkın küçücük parçacığının
her şeyin özü olana, o ölümsüz kaynağa
yeniden dönmesinden başka bir şey değildir.


Tolstoy

Vincent Van Gogh
Vase-of-Fifteen-Sunflowers-

Tolstoy
'dan
Ruha Dokunan Düşenceler
Hazırlayan: Esra Uluç
carpe. diem Kitap

Derleyen: Ayhan Görür

28 Ekim 2007

İnancın özü...Tolstoy


* * *
İnancın Özü

Yaşama,
ölümün kaldıramayacağı bir anlam yüklemek
her inancın özünü oluşturur.

Tolstoy

Tolstoy'
dan
Ruha Dokunan Düşünceler
Hazırlayan: Esra Uluç
Carpe Diem Yayınları


Derleyen: Ayhan Görür

3 Haziran 2007

Âşık..Cahit Sıtkı Tarancı




Onan


Karasevda

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir.
Âşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin âlemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir.


Cahit Sıtkı Tarancı

Derleyen: Ayhan Görür

23 Ekim 2006

Bhagavatgita'dan...Bülent Ecevit

* * *
















* * *

BHAGAVATGİTA

Bhagavatgita ( Tanrı Şarkısı ) ,
büyük Hint Destanı Mahabharata'nın
öykülerinden biridir.
Hint felsefesinin ve sanskrit yazasının
en önemli yapıtlarındandır.
Yaklaşık iki bin yıl önce yazıldığı sanılır.
İki bin beş yüz yıl önce yazıldığını öne süren
uzmanlar da vardır.
Çevrilen bölüm, Tanrı Vişnu 'nun

görüntüsü olan Krişna'nın
savaş öncesinde komutan Prens Arcuna'ya
söylediklerinden derlenmiştir.

yaşayanlara da ölenlere de üzülmez bilge
hiçbirimiz hiçbir zaman yok olmadık
hiçbir zaman da yok olmayacağız

nasıl şu gövdenin içindeki can
çocukluktan gençliğe
gençlikten yaşlılığa geçerse
ölümde de bir başka gövdeye geçer

duyulardan insana
soğuk gelir sıcak gelir
acı gelir tat gelir

bunların hepsi de geçicidir

acıyla tadı bir tutabilen
ikisini de aşabilen ancak
ölümsüzlüğe erebilir

yoktan varolunamaz
olan yok olmaz

çözülmezdir evrenin örgüsü
değişmezi değiştirmeğe
kimsenin gücü yetmez

gövdeler ölür
gövdeleri giyinense ölümsüzdür
ölçülemez biçilemez o
yok edilemez o
ölümsüz ve doğumsuz olan
sonsuz ve başsız ve değişmez olan
ölebilir mi hiç gövde gibi

doğumsuzluğu bilen
ölümsüzlüğü bilen
sonsuzluğu ve değişmezliği bilen
öldürecek gücün olmadığını da bilir kendinde

eskimiş giysilerden soyunduğu gibi gövdenin
gövdeyi giyinen de eskimiş gövdeden soyunur
yeni giysiler gibi yeni gövdeler giyinir o

silâhlar yaralamaz onu
ateş yakmaz onu
yel kurutmaz onu

solmazdır ıslanmazdır o
yanmazdır yaralanmazdır o
değişmezdir tükenmezdir o
heryerdedir o
heptir o herdir o

gözle görülmez
akılla bilinmez
değiştirilmez

doğan için ölüm çaresizdir
ölense yeniden dirilir
olması gerekene üzülünmez

görünmezdir doğumdan önce
tüm varlıklar
ölümle de görünmez olurlar

iki görünmezlik arasındadır ancak
görünürlülük

ölümsüzdür yerleşen
tüm varlıkların gövdesine
ölümlünün ülümüne yas tutulmaz

acıyla tadı
yitimle kazancı
yengiyle yenilgiyi
bir tutarak gir savaşa
o zaman işte günah işlemezsin
kurtulursun bu yolda yürürsen
eylemlerinin köleliğinden
hiçbir adım boşa gitmez bu yolda
hiçbir emek geri tepmez
birkaç adım bile yürümek bu yolda
kurtuluş demektir

düşüncesiyle ereği birdir
bu yolda yürüyenin
ama kararsızların düşüncesi
her yöne dal budak salabilir

aklı ermeyenlerin sözü boldur
onlar kutsal betiklerden de
bir takım sözler bulur
"işte" derler "gerçek" budur

ne bencil isteklerden geçer onlar
ne de cehennem

dualarından bile zevkle kudrettir gözettikleri
dünyaya yine dönmek
yine dönmektir onların kaderi

öylesine bağlanır ki
zevkle kudrete onlar
birliğe yöneltemezler isteklerini

karşıtları aşmalısın
ölümsüslüğ ulaşmalısın
kazançlardan varlıklardan öte
kendine ermelisin kendine

heryeri sular kapladığında
suyla dolu kuyun olmuş ne çıkar
erenlere
tümü görenlere
kutsal yazıların artık ne gereği var

işte olsun gönlün
işin ödülünde değil
ödül gözetme çalşırken
çalışmaktan da durma geri

Tanrı'ya yönel her eyleminde
ödül düşünme
ne yergiye sevin
ne yergiye yerin
ayrımsızlığın erincinde ereceksin özgürlüğe

tutkuyla yapılan işin yoktur değeri
tutkusuz yapacaksın
budur bilgeliğin gereği

bu bilgeliğe erenler
kötülüğün de iyiliğin de üstündedir

Çeviri: Bülent Ecevit
Derleyen: Ayhan Görür

Anma...Rauf Mutluay

* * *
* * *
ANMA - 1995


Öldük ölümden bir şeyler umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamazsın o türküyü
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.

Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok
Yok bizi arayan, soran kimsemiz,
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz,
Akarsuda aksimizden haber yok.


Ölümünün 10.
yılında,
bizim için çok değerli olan

RAUF MUTLUAY

saygı, sevgi,özlem ve hüzünle anıyoruz.
Ruhu şâd olsun.

Mutluay 'lar adına
Aysel Mutluay

* * *


Helâl olsun hakkım var ise size
Hakkınızı helâl edin siz bize
Sağ olanlar yine gelir yüz yüze
Siz sağ olun biz selâmet gidelim


Âşık Veysel


***


Saygıdeğer hocamızı biz de her zaman
rahmetle ve şükranla anıyoruz... 2006
Derleyen: Ayhan Görür

22 Ağustos 2006

Mustafa Kemâl ATATÜRK

* * *
* * *
Edirne, Selimiye Cami

_/ Benim nâçiz vücudum elbet birgün toprak olacaktır;
ama

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
sonsuza kadar yaşayacaktır . _/


Mustafa Kemâl ATATÜRK

Derleyen: Ayhan Görür

5 Mayıs 2006

"atillâ ilhan" ın anısına... Ayhan Görür

* * *
* * *

Aşağıdaki mısralar, def'inde, atillâ ilhan'ın
Âşiyan'daki mezarı başında
dostlarına dağıtıldı.

"
"An Gelir "
"...
görülmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşırlar saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa/korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
atillâ ilhan ölür "

"
Bennim canım bir kuştur
Gövdem onun kafesidir
Dostan haber geliceğiz
Birgün uçar kuşum benim.
Yunus Emre

"
Aslıma karışıp toprak olunca
Çiçek olur mezarımı süslerim
Dağlar yeşil giyer, bulutlar ağlar
Gökyüzünde dalgalanır seslerim
Âşık Veysel
*
Helâl olsun hakkım var ise size
Hakkınızı helâl edin siz bize
Sağ olanlar yine gelir yüz yüze
Siz sağ olun biz selâmet gidelim.
Âşık Veysel

"
Herşeyi aramadıkça bulamazsın
bu dost başka;
bunu bulmadan arayamazsın
Mevlâna

"
Sessiz yürü, O yakında,
Karların altında;
Usulca konuş; O duyabilir,
Açan papatyalarda...
Oscar Wilde


"

SONE

18

Bir yaz günü gibisin, diyebilirdim sana,

Oysa çok daha yakınsın sen ılıman sıcaklığınla.
Güzelim Mayıs goncalarını sert rüzgârlar sarsar,
Yaz dediğinse bugün gelir, bakarsın geçip gitmiş yarın.
Gökyüzünün gözü bakarken yakar kavurur kimi zaman,
Gün gelir o altın yüze gölge düştüğü de olur.

Zamanla gelir geçer güzelin güzelliği;
Ya kısmeti budur, ya mevsimler götürür yaldızını.
Oysa senin sonsuz yazın hiç, ama hiç solmayacak;
Alıp götüremeyecek güzelliğini hiçbir şey
Ne de ölüm övünebilecek, gölgesinde geziniyorsun diye;
Çünkü sen sonsuz dizelerde zaman ötesine geçeceksin

*
İnsanoğlu soluk aldığı, gözler gördüğü süre,
Bu dizeler de yaşayacak ve can verecek sana

SONNETS
18

ShallI cmpare thee to a summer's day?

Thou art lovely and mote temperate.
Rouh winds do shake the darlinğ buds of May,
And summer's lease halt all too short a date:
Sometime toohot the eye of heaven shines,
And often is his gold comlexion dimm'd;
And every fair from fair some time declines,
By chanve, or natures changing course, untrimm'd;

And every fair from fair some time declines,
By they eternal summer shall not fade
Nor lose possession of that far thou ow'st.

Nor shall death bragnd'rest in his shsde,
When in etermal lnes to time thou grow'st
*

So long men can breathe or eyes can see,
So long lives this, and this gives life to thee.

William Shakespeare

THE SONNETS

SONELER

Çev, Dr.Saadet Bozkurt
Dr.Bülent Bozkurt

Derleyen: Ayhan Görür

9 Nisan 2006

Rubaiyat... ÖMER HAYYAM

**
Güven üzerine...

Bu zamanda az dostun olsun, daha
iyi,
Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli;
Can gözünü
açınca görüyor ki insan,
En büyük düşmanıymış
en çok güvendiği.

Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu

*
Orta yolun yolcusuna dair...


Çon hoşyârem terab ze men penhanest.
V'er mest şevem der heredem nogsânest.
Halist minyân-e mesti yo hoşyâri
Men bende-ye an ke zendegâri ânest.

Tam aklıma sahipken, alır, gönlü keder.
Sarhoşsam eğer, aklımı bulmam bu sefer.
Kurban olayım orta yolun yolcusuna:
Sarhoşluğu az, aklı da azdan tutuver.

*
İçki âdabı Üzerine...

Ger bâde hori to ba heredmendan hor.
Ya ba sanemi lâle roh handan hor.
Besyar mehor, faş mekân, verd mesaz,
Endek hor geh gah hor o penhan hor.

Sen sâde zekilerle otur içkini iç.
Bir lâle yanaktan tadarak, sevgiyi iç.
Sır verme sakın, tut dilinin kaymasını;
Az iç, güzel iç, bilgili iç.

*
Zamanın Geçmesine dair...

Z'an piş ke ez zemane tâbi behorim.
Ba yekdeğer emruz şerâbi behorim.
K'in çerh-e felek be vegt-e reften mâra
Çendan nedehed emân ke âbi behorim.

Dolmakta ömrümüz evlât, içelim!
Kılmaz, ölüm bize imdat; içelim!
Bir gün büker belimiz, kahpe felek,
Vermez su içmeye fırsat: içelim.

Çeviriler , Rüştü Şardağ

*
Suç (günah) ve cezada
Tanrı ile hesaplaşma üzerine...

Nâkerde goah der cenah kist, begü!
An kes ke gonah nekred; çon zist, begü!
Men bed konem ô to bed mokâfât koni;
Pes ferg-e miyan-e ô to çist, begü!

Evrende günah işlemeyen var mı ki, kim?
Hem etme günah, hem yaşa; "olmaz bu" derim.
Ben pek kötüyüm, Sen de ceza vermedesin.
Öyleyse nedir ayrımımız Sen'le benim?


Amin Mahalof ' un
Semerkent adlı eserinden.

Rubai, İs, (ruba:i) Ar.Divan edebiyatında

dört dizeden oluşan şiir, dördül (TDK).
Rubaiyat, rubailer.

Derleyen: Ayhan Görür